Website Performance TSİP: 48. YILINDAYIZ... SOSYALİZM YOLUNDAYIZ... TSİP: KURTULUŞUMUZ SOSYALİZM... SİLAHIMIZ PARTİ...
 


BAYRAĞINI, YÜKSELT.

DAHA, DAHA YÜKSELT.

YÜKSELT, BAYRAĞINI YUKARI.

****

KAHROLSUN,

EMPERYALİST-KAPİTALİST SİSTEM.

KAHROLSUN,

FAŞİZM.

YAŞASIN, SOSYALİZM...  YAŞASIN, KOMÜNİZM...


LENİN KİTAPLARI ARŞİVİ (Sayfaya git)

MARKS-ENGELS KİTAPLARI ARŞİVİ (Sayfaya git)

STALİN KİTAPLARI ARŞİVİ (Sayfaya git)


Türkçe Kataer Hatası Düzeltme

Türkçe Kataer Hatası Düzeltme

PARTİLİ YOLDAŞLARIMIZI

SAYGIYLA VE SEVGİYLE ANIYORUZ

(sayfaya git)

ONLAR, KAVGAMIZIN SIRA NEFERİYDİLER.

ANILARINI MÜCADELEMİZDE YAŞATACAK,

ÖLENLERİN BOŞA ÖLMEDİĞİNİ BİLEREK SAVAŞIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ...


TESLİM OLMAYANLAR,

ÖLMEZ.

NEZAFETTİN KOÇAK'TA,

ÖLMEDİ.

Turgut Koçak:

Onu,

Nazım'ın şiirleriyle uğurladım

fakat içimin ateşi sönmedi...

KURULUŞ: 15-16 HAZİRAN 1974 

48. YILINDAYIZ...

SOSYALİZM YOLUNDAYIZ...

YAŞASIN

TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ (TSİP)


Türkçe Kataer Hatası Düzeltme


LOUİS ARAGON

(Fransa Komünist Partisi Üyesi)

"PARTİM,

BANA GÖZLERİMİ KAZANDIRDI...

BELLEĞİMİ DE..."


ABD YÖNETİMİ,

DÜNYA HALKLARININ

BAŞ DÜŞMANI'DIR.


AB'DEN HİBE ALAN

SOL ÖRGÜTLER VE YÖNETİCİLERİ

ALÇAKTIR, LİBERALDİR, İŞBİRLİKÇİDİR.


1938 - 2021

KURUCU GENEL BAŞKANIMIZ

AHMET KAÇMAZ'I

SEVGİYLE VE SAYGIYLA ANIYORUZ


PARTİMİZİN ÖNDERİ

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK


18 YAŞINDAN GÜN ALDIYSANIZ.

PARTİ PROGRAMIMIZI OKUYUP BENİMSEDİYSENİZ.

 ÜYELİK FORMUNU BİLGİSAYARINIZA İNDİRİN, YAZICIDAN ÇIKTISINI ALIP DOLDURUN

0312 419 60 53 NO'LU TELEFONU YADA

0216 337 82 10 NO'LU TELEFONU ARAYIP BİLGİ VERİN,

SİZİ YÖNLENDİRELİM.

TSİP ADAY ÜYELİK BAŞVURU FORMU

PARTİ PROGRAMI VE TÜZÜK


(NOT: MARKS - ENGELS - LENİN - STALİN ARŞİVİ

(halkcephesi kütüphane) SAYFASINDAN ALINMIŞTIR.)

GÖZ BEBEĞİMİZ DİSK...

GELENEĞE SÖZ VERDİK,

GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ.

DİSK VE DİSK'E BAĞLI SENDİKALARIN WEB SİTELERİ

DİSK
http://www.disk.org.tr/

BANK-SEN
http://www.banksen.org.tr

BASIN-İŞ
www.diskbasinis.org

BİRLEŞİK METAL-İŞ
http://www.birlesikmetal.org

BTO-SEN
www.btosen.org.tr
CAM KERAMİK-İŞ
http://www.disk-camkeramikis.org
DEV MADEN-SEN
http://www.devmadensen.org.tr
DEV SAĞLIK-İŞ
http://www.devsaglikis.org.tr
DEV TURİZM-İŞ
http://www.devturizmis.org.tr/
ENERJİ-SEN
http://www.enerjisen.org
EMEKLİ-SEN
http://www.tumemeklisen.com
DEVRİMCİ YAPI-İŞ
http://www.devyapi-is.org
GENEL-İŞ
http://www.genel-is.org.tr
GIDA-İŞ
http://www.gidais.com
GÜVENLİK-SEN
http://www.guvenliksen.org.tr/
İLETİŞİM-İŞ
http://www.deviletisimis.org.tr
LASTİK-İŞ
http://www.lastik-is.org.tr
LİMTER-İŞ
http://www.limteris.com
NAKLİYAT-İŞ
http://nakliyatis.org

SİNE-SEN
https://twitter.com/DiskSine

SOSYAL-İŞ
http://www.sosyal-is.org.tr
TEKSTİL
http://www.disktekstil.org

TÜMKA-İŞ
http://www.tumkais.org

TSİP RESMİ WEB SİTESİ:
https://www.tsip1974.org/
https://www.facebook.com/tsip15161974
https://www.facebook.com/tsip1974
STALİN KOMÜNİZMDİR
https://www.facebook.com/groups/345728572561507/
BU SAYFA, DOST VE KARDEŞ ÜLKE SURİYE HALKININ HABERLERİNE AYRILMIŞTIR.
https://www.facebook.com/groups/tsip15161974
UYAN ARTIK UYAN UYAN ESİRLER DÜNYASI
https://www.facebook.com/groups/2028259010571656/
"BU SAYFA, DİRENEN YOKSUL YEMEN HALKININ HABERLERİNE AYRILMIŞTIR."
https://www.facebook.com/groups/1740767676034913/
https://twitter.com/turgutkocak2009
https://twitter.com/TsipGenelSek
MAİL ADRESLERİ:
tsip15161974@gmail.com
tsip.ali.oner@gmail.com
tsip1974@hotmail.com
tsip@tsip1974.com
tsip.ali.oner@hotmail.com

turgutkocak2009@hotmail.com

DOST VE KARDEŞ ÜLKE SURİYE,

İŞTE BU KADAR GÜZEL.


PARTİ PROGRAMIMIZIN 'OR KODU'NU TELEFONUNUZA TARATIN.

İSTEDİĞİNİZ ZAMAN,

İSTEDİĞİNİZ YERDE OKUYUN.

PARTİ PROGRAMI VE TÜZÜK

Not: Programımızı okuyup benimseyen 18 yaşından gün almış herkes, partimize aday üyelik için başvurabilir.


PARTİMİZİN 1993 YILI 3. GENEL KURULUNDA YAPILAN KONUŞMALARI, TARİHİ ÖNEMİ NEDENİYLE YAYINLIYORUZ.

VELİ GÜRCAN YOLDAŞIN KONUŞMASI-1


VELİ GÜRCAN YOLDAŞIN KONUŞMASI-2


VELİ GÜRCAN YOLDAŞIN KONUŞMASI-3


GÜLTEKİN GAZİOĞLU YOLDAŞIN KONUŞMASI


TURGUT KOÇAK YOLDAŞ, KENDİ YAZDIĞI ŞİİRİ FIRTINA ÇOCUKLARI'NI OKUYOR

GENEL MERKEZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

Karanfil 1 Sokak No:24  Kat:5 Daire. 16

Kızılay - Ankara

TEL: 0312 419 60 53

ANKARA İL ÖRGÜTÜ

CELAL FİL (BAŞKAN)

Karanfil 1 Sokak No:24 Kat:5 Daire. 16

Kızılay - Ankara

TEL: 0312 419 60 53

ÇANKAYA İLÇE ÖRGÜTÜ

AYŞE SELMA ÖZKÖKLÜ (BAŞKAN)

Karanfil 1 Sokak No:24  Kat:5 Daire. 16

Kızılay - Ankara

TEL: 0312 419 60 53


MAMAK İLÇE ÖRGÜTÜ

NECDET COŞKUN (BAŞKAN)

TIP Fakültesi Caddesi No: 233/8 Tuzluçayır

Mamak - Ankara

İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ

ADEM YAKAR (BAŞKAN)

Osmanağa Mah. Nüzhetefendi Sok.

Başaranoğlu İş Hanı No.20 Kat.4 Daire. 6

KADIKÖY- İSTANBUL

TEL: 0216 337 82 10

KADIKÖY İLÇE ÖRGÜTÜ

MÜNÜR BİRCAN (BAŞKAN)

Osmanağa Mah. Nüzhetefendi Sok.

Başaranoğlu İş Hanı No.20 Kat.4 Daire. 6

KADIKÖY- İSTANBUL

TEL: 0216 337 82 10

İZMİR İL ÖRGÜTÜ

NESRİN AYRANCI (BAŞKAN)

Fevzipaşa bulvarı Azim Han No.17 Kat.4  D. 404-405 Çankaya

KONAK / İZMİR

Tel: 0232 425 95 35  Fax: 0232 425 04 45

MUĞLA İL ÖRGÜTÜ

DERYA DÜŞÜNÜR (BAŞKAN)

Şeyh Mah. İnönü Cad. Doğruel İş Merkezi Kat:3/6

MUĞLA

MENTEŞE İLÇE ÖRGÜTÜ

MEHMET AYDIN (BAŞKAN)

Şeyh Mah. İnönü Cad. Doğruel İş Merkezi Kat:3/6

MENTEŞE / MUĞLA

ÜNYE İLÇE ÖRGÜTÜ

SALİM OĞUZ (BAŞKAN)

Burunucu Mah. Kaymakam Sok. No: 17

ÜNYE - ORDU

ÇANAKKALE İL ÖRGÜTÜ

Kemalpaşa Mah. Cumhuriyet Meydanı Çelik İş Hanı No.10 Kat.1  D.1

ÇANAKKALE

WEB SİTEMİZDEKİ YAZILARIMIZDAN
Bartolome de la Casas - Kızıl Derililer Nasıl Yok Edildi
Boris Lvovic Vasilyev / Sakindi Oranın Şafakları
Tarık Akan / Anne Kafamda Bit Var
MAKSİM GORKİ / ANA
Mitka Gribçeva / SENİ HALK ADINA ÖLÜME MAHKUM EDİYORUM
Gladkov - Fabrika
Dolores İbarruri / Faşizmi Ezeceğiz
İlya Grigoryeviç Ehrenburg / Dipten Gelen Dalga
Paul Lafargue / Tembellik Hakkı

TERZİ FİKRİ UNUTULAMAZ

YALANCININ MUMU

TSİP NASIL OLSAYDI NE OLURDU?

KAPİTALİST SİSTEM HIRSIZLIKTIR AHLAKSIZLIKTIR
SOSYALİSTLER VAR TSİP VAR GELECEK VAR

SOSYAL DEVLET Mİ? SOSYAL HALK MI?

GEREKSİZ TARTIŞMALAR
NE KADAR DA İKİYÜZLÜSÜNÜZ
ÖMER GÜRCAN
SOSYALİST SOL SEÇENEK OLABİLİR Mİ?
MUHALEFET NASIL YAPILIR?
FAŞİZM Mİ? İŞTE FAŞİZM!
TEK ADAM VE AYNA
ÜLKE BABALARININ ÇİFTLİĞİ OLDU
YARGIYA BAK TARAFSIZLIĞI GÖR
AKP VE SARAY = ZAM, ZULÜM; İŞKENCE
PARTİLİ YARGIÇ İSTER MİSİNİZ?
SİZ BUNA DEMOKRASİ Mİ D İ Y O R S U N U Z ?
DEVRİMBAZLIK MI? DEVRİMCİLİK Mİ?

12 MART FAŞİZMİ

MAFYA ÖYKÜSÜ GİBİ BİR ŞEY
KARŞIDEVRİMCİLER
KAPİTALİZM BİTTİ KURTULUŞ SOSYALİZMDE
SOSYALİZM DÜŞ MÜ GELECEK Mİ?
ANILAN FAKAT BİLİNMEYEN DENİZLER

TOPLUMU UYUTMA YOLLARI

HDP KAPATILSIN DİYENLERE
FAŞİZM VE GERİCİLİKLE NASIL SAVAŞILIR?
KİM BU TEVFİK GÖKSU?
LİBYA’YA ASKER YA DA ATEŞ KES
1960’LARDAN BUGÜNE SOSYALİST HAREKET-1  TİP
1960’LARDAN BUGÜNE SOSYALİST HAREKET-2  TSİP
NEDEN SOSYALİZM?
TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ'Nİ TANIYOR MUSUNUZ? -1
TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ'Nİ TANIYOR MUSUNUZ? -2
TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ'Nİ TANIYOR MUSUNUZ? -3
İŞİN NERESİNDEYİZ
SOSYALİZM DÜŞ MÜ GELECEK Mİ?
KISA POLİTİK DEĞERLENDİRİMLER VE TSİP’İN KURULUŞU
İDLİB DENİLEN HİKAYE
EVDE OTUR DEMİR YE!
DÜNYADA EN ÇOK HAİNİN BULUNDUĞU ÜLKE HANGİSİDİR?
AFRİN LOKUMU
HER ŞEYLERİ YALAN DOLAN BELGE VE BİLGİLERİ SAHTE
AZİZ NESİN VE HALK MASALLARI / Toplam 24 Masal
SOLAK SOL MU? SOSYALİZM Mİ?
SOLUN GENEL DURUMU
 SURİYE’DEN SONRA LİBYA BATAĞI
TSİP KOMÜNİST OLMAYANLARA DOKUNUR
SURİYE’DE NE OLUP BİTTİ
HDP’NİN KARARI
TEHLİKELİ OLAN SADECE KORONA VİRÜSÜ MÜ?
TROÇKİ VE TROÇKİZM ÜZERİNE
HAİN TROÇKİ
TROÇKİ STALİN VE KIZIL ORDU
TROÇKİ'DEN TİTO'YA
TROÇKİ FRANKO HİZMETİNDE
TROÇKİ VE LENİNE KARŞI KOMPLO
LENİN'İN 50. DOGUM YILDÖNÜMÜ VESİLESİYLE KONUŞMA - Stalin 1920
TRANSKAFKASYA'NIN SOSYALİZM MASKELİ KARŞI-DEVRİMCİLERİ - Stalin 1918
BOLŞEVİK PARTİNİN SAVAŞ, BARIŞ VE DEVRİM SORUNLARINDAKİ TEORİ VE TAKTİĞİ - Stalin
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni - Romada Devlet / Engels
POLİS DEVLETİ NASIL OLUR?
SENDİKALAR, MESLEK KURULUŞLARI, KOMÜNİST İŞÇİ PARTİLERİ LİNKLERİ
ÖRGÜTSÜZLÜĞÜ KUTSAYANLAR YA DA BOŞ GEVEZELİKLER…
TOPLAM 3563 GÜNLÜK "HER GÜN" BAŞLIKLI YAZIYA BAKMAK İÇİN TIKLAYINIZ

WEB VE MAİL ADRESLERİMİZ

TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ (TSİP)

SOCİALİST WORKERS' PARTY OF TURKEY

KURULUŞ:

15-16 HAZİRAN 1974

ORGANIZATIONS:

15-16 JUNE 1974

48. YILINDA... SOSYALİZM YOLUNDA...

EKİN SANAT DERGİSİ

İSTANBUL İL TEMSİLCİLİĞİ

Osmanağa Mah. Nüzhetefendi Sok.

Başaranoğlu İş Hanı No.20 Kat.4 Daire 6 -.7

 KADIKÖY- İSTANBUL

TEL: 0216 337 82 10



 


 

 


İKTİDAR İSTİKLAL CADDESİ SALDIRISINI NASIL KULLANMAK İSTİYOR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

02 ARALIK 2022

Taksim saldırısının üzerinden şunun şurasında çok zaman geçmedi fakat konulan yayın yasağı yüzünden de bu olayla ilgili neler yaşanıyor, bulgular kim ya da kimleri işaret ediyor soru işaretleriyle dolu bir durum var ortada. Kuşkular ise kitleler arasında giderek daha da çoğalıyor. Bu konuda neler yapıldı, çekilen yeni operasyonların sonuçları nedir, kim nasıl ifade verdi hepsinden kamuoyu niyeyse habersiz bırakılıyor. Öyle ki bu olup bitenlerin seçim süreci ile ilgisinin olmamasını düşünmek gerçekten de saflık olur.

Bu arada Suriye’ye yönelik kara harekâtı da köpürtülüp önümüze konuluverdi. İbrahim Kalın’ın bu konudaki açıklaması söylemek istediğimizi doğruluyor dikkat ederseniz. Kalın, "Yarın, haftaya veya her an olabilir. Farklı şekilde operasyonlar yapılabilir. Bu operasyonlar her an yapılabilir. Bugüne kadar nasıl yapıldıysa bundan sonra da yapılmaya devam edecek". Erdoğan, “Hatay’dan Hakkâri’ye kadar güney sınırlarımızın tamamını ülkemiz topraklarını saldırı imkânı bırakmayacak şekilde bir güvenlik şeridiyle kapatma kararlılığımız her zamankinden bugün daha güçlüdür. Kalanlarını da Tel Rıfat, Münbiç, Aynularab gibi çıbanbaşı yerlerden başlayarak adım adım halledeceğiz” diyerek harekâtın daha kapsamlı olacağının işaretini verip duruyor. Ancak bu konuda özellikle ABD’den uyarı niteliğinde haberler geldiğinin de unutulmaması gerekir. Bu da oluyor ki harekâtın yapılması bazı çevrelerin gösterecekleri müsamahaya bağlı olarak gelişecek gibi görülüyor.

Bu arada Reuters Ajansı “Üç batı Avrupa ülkesine ait büyükelçilik ve bir büyük uluslararası kuruluş, Türk yetkililer tarafından potansiyel tehditler konusunda uyarıldıklarını Reuters’a aktardı. Bu kişi konunun hassas olması sebebiyle ismini paylaşmadı” haber geçti. Haber, “Türkiye’ye ve özellikle Ankara’ya gitmeyin” uyarısıydı. Rusya’da 2019 yılından bu yana süren ortak devriye görevlerinden çekildiğini açıkladı.

Yaşananları yakından izliyor olmamıza karşın neler olabileceğine dair bir kestirimde bulunmak ise oldukça güç. Çünkü o bölgede görev yapan gazetecilerin verdiği bilgiler ve yazdıklarına bakılırsa onların açıklamalarından da çok bir şey anlaşıldığı yok. Ama ortada bir gerçeklik varsa o da şudur: iktidar Taksim saldırısından ve arkasından sınır yerleşimlerimize atılan roketlerden PYD/YPG’yi sorumlu tutuyor ve “cezalandırma/intikam” amaçlı olarak bir kara harekâtı yapmak istiyor.

Ne söylersek söyleyelim, yapılanlarla ne amaçlanırsa amaçlansın sorunun çözülmesi anlamından çok iktidara kazandıracağı düşünülen getirinin ötesine geçmiyor. Erdoğan’ın açıklamaları ne demek istediğimizi gayet ortaya net olarak döküyor. “En ufak bir açıklamalarını duydunuz mu? Konuştular mı? Ne ana muhalefet ne yavrusu konuştu mu? Konuşmadı. Konuşacak sözleri yoktu, onun için. İşte bu bakımdan ben ‘Orada şehit edilen o 3 yaşında, 4 yaşındaki yavrumuzun kanını yerde bırakmayalım’ derken aynı zamanda sandıkta da bırakmayalım." Bu sözlerin altını çizin. Hemen hemen tüm siyasi partiler bu konuda kınayıcı açıklamalarda bulundukları ve konu ile ilgili kapsamlı açıklamalarda bulundukları halde Erdoğan ne diyor; “konuşmadılar.” Şimdi böylesi bir açıklama sizce hangi ruh halini yansıtıyor olabilir? Bizce burada muhalefetin toptan cezalandırılması, seçimlerde kendilerine oy verilmemesi anlamına gelmez mi?

Sınır ötesi harekâtlar nasıl yapılır, koşulları nasıl doğar tartışacak değiliz. Ancak şurası bir gerçek ki İstiklal Caddesi’ndeki saldırı soruşturma usulüne uygun yürütülmediği ve kuşkulu durumlar olduğu için konu ile ilgili gelişebilecek operasyonların da bizce bir getirisi olmayacak fakat iktidar bu olayı kendi çıkarına kullanabildiği kadar kullanacaktır. Dolayısıyla da olası tüm gelişmelerin Türkiye açısından gelecekte zararlara yol açacak kesinlikle faturası olacaktır. Bu yüzden de bu konu öyle es geçilip üstü kapatılacak gibi de bir sorun değildir. Değildir çünkü ortada seçim sonuçlarına etki edecek denli vatandaşlık verilen yabancılardan tutun da bu yabancıların gerçekte kim olduklarına kadar kuşkularla dolu bir gerçeklik ortadayken seçim seçim deyip de bunları hiç görmezden gelmek muhalefet açısından bir sorun yaratacağı da besbellidir.

Bombayı koyan Ahlam El Beşir’in verdiği ifade bazı gazetecilere ulaştırıldı. Ancak ifadelere bakıldığında boşlukları asla dolmayan çelişkiler olduğu da ortadadır. Bomba zaman ayarlı değilse acaba nasıl patlatılmıştır? Bekleme süresi bize soru üstüne soru sorduruyor. Şöyle bir olasılık söz konusu ise eğer uzaktan kumandalı bir mekanizma ve zorunlu olarak harekete geçirecek birisi geliyor. Bu konu soruldu mu? Açığa çıkarıldı mı?

Görülüyor ki iktidar açısından bunların çok da önemi yok. İktidar için önemli olan yaşananların kendilerine getireceği düşünülen yarar. Sınır ötesi kara harekâtına kadar vardırılan çıkışı hafife almamak gerekiyor. Muhalefet bu kez de vatan, millet, Sakarya palavralarına yenik düşer de iktidarın arkasına dizilmeye kalkarsa işte o zaman bu gelişmelerin kazananı Türkiye ve yurttaşları değil 20 yılı aşkın süredir ensemizde boza pişiren AKP ve saray iktidarı ile birlikte bitmiş bir MHP olacaktır ki muhalefetin halka seçimleri bekleyin mesajının bu saatten sonra hiç mi hiçbir değeri olmayacaktır...

Facebook'a git beğen-yorum-paylaş


"HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZI: HALK NEDEN UMUTLU DEĞİL? SOSYALİSTLER NASIL SEÇENEK OLUR?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

02 ARALIK 2022

"GÜNCEL NOTLAR"

Mersin’in Mezitli ilçesinde 62 ülkeden 5.574 kişi Türk vatandaşlığına alınmış ve seçmen yapılmış.

AKP ve saray iktidarı anlaşılan ülke yurttaşlarından umudunu kesmiş olmalı ki ülkemize ithal seçmen getirmiş.

Bu sayı küçük bir ilçede bu kadarsa Türkiye genelinde ne kadar kimbilir?

**************

Erdoğan, ülkede tek söz sahibi kişi.

Eşi temiz atık konusunda yetkili, kızı kadınlardan sorumlu bakan gibi, oğlu Bilal, MEB ve Gençlik ve Spor Bakanı görevlerini yapıyor, diğer aile çevresi en önemli görevdeler.

Alın size anonim şirket yönetimi, dedi ve yaptı.

AKP’yi izleyin!

Facebook'a git beğen-yorum-paylaş
 

 19 - 26 KASIM 2022

1- Cuma günü 25 Kasımda Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde İstanbul-Taksim’de yürüyüş yapmak isteyen kadın eylemcilere polis saldırdı.

Polis saldırısı sonucu yürüyüşü organize eden kadınlardan biri olan TOMİS (Tüm Otomotiv Metal İşçileri Sendikası) Yöneticisi Dilbent Türker’in bacağı iki yerinden kırıldı ve kendisi polis tarafından gözaltına alındı.

Polis, kaymakamlığın anayasa ve yasalara aykırı olan yasağına karşı demokratik haklarını kullanıp yürüyüş yapan kadınlara saldırarak onların eylemlerini sürdürmelerini engellemeye çalıştı.

Bu sırada çekim yapan gazeteci ve muhabirler de engellenerek onlara da müdahale de bulunuldu ve çekim yapmaları engellendi.

Bütün bunların dışında kadınların şiddete karşı İstanbul’un diğer ilçelerinde ve Türkiye’nin başka illerindeki yürüyüşleri de polisin baskı ve şiddetiyle engellenmeye çalışıldı.

AKP-Saray İktidarının kadınların şiddete karşı yürüyüşlerini, demokratik eylem ve yürüyüşlerini yasaklarla, kolluk güçlerinin baskı ve şiddetiyle engellemeye yönelik girişimleri ve uygulattığı şiddet, demokrasiye ve burjuva hukuk devleti anlayışına aykırı olduğu gibi, anayasaya, ilgili yasa ve mevzuatlar ile Türkiye’nin bu alanda yaptığı uluslararası antlaşmalara da aykırıdır.

AKP-Saray Hükümeti, iktidarını sürdürebilmek ve kendisine yönelik toplumsal eylem ve protestoların tüm ülkeye yayılarak Gezi benzeri bir isyan ve direniş hareketine yol açmasından, demokratik bir direniş ve isyanın sonucunda iktidarını kaybederek hesap vermekten korkmaktadır.

Bunun için de yasalara ve anayasaya aykırı olarak kendisine karşı her türlü demokratik protesto ve eylemi, demokratik hak ve özgürlükler için verilen her türlü mücadeleyi engellemeye çalışmaktadır.

Bunun sonucunda anayasanın ve ilgili yasaların ortaya koyduğu demokratik hak ve özgürlükler geniş ölçüde kullanılamaz hale gelmiştir.

Kadınların şiddete karşı eylemleri de buna girmektedir.

Ayrıca AKP-Saray İktidarı, kadınları ikinci sınıf, erkeğe hizmet, çocuklara bakmak ve ev işleriyle yükümlü bir varlık olarak görmekte, onların hak ve özgürlükleri için mücadele ederek özgürleşmelerini istememektedir.

Kadınlara yönelik şiddet eylemleri karşısında duyarlı olmamasının ve bu konuda yeterli önlem almamasının nedeni budur.

Nitekim geçen sene İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çekildiğinin saray tarafından açıklanmasından sonra son bir yılda kadınlara yönelik şiddet eylemleri artmış ve erkekler tarafından bu süre içinde önceki yıllara göre daha fazla kadın öldürülmüştür.

Bunun yanında kadınlara yönelik şiddet eylemlerini gerçekleştiren erkeklere çoğu zaman mahkemelerde ceza indirimi uygulanmaktadır.

Bütün bunlara rağmen kadınların kendi hak ve özgürlükleri için örgütlenmelerini ve mücadele etmelerini önleyememektedir.

Bugün, yani 26 Kasım 2022’de Sosyalist Güç Birliği’nin eylem çağrısına kadınlar da çağrıldı.

Sosyalist Güç Birliği’nin eylemi Ankara Ulus’ta saat: 16.30’da gerçekleşecektir.

Öte yandan AKP-Saray İktidarı döneminde kız çocuklarında okullaşma ve eğitime katılımın son yıllarda azaldığı, iş piyasasında kadın istihdamının erkek istihdamına göre azalmakta olduğu bir gerçektir.

Son yıllarda AKP-Saray İktidarının ve onun cesaretlendirdiği gericilerin kadınlara yönelik ayırımcı ve baskıcı tutum ve davranışlarının arttığı görülmektedir.

Bu yüzden günümüzde Türkiye’de kadınların sınıf mücadelesi ekseninde kendi haklarını ve özgürlüklerini koruyup geliştirmeleri ve bunun için örgütlenmeleri, kadın mücadelesi ile işçi sınıfının özgürlük ve eşitlik mücadelesinin birlikte yürütülmesi her zamankinden daha büyük bir önem ve değer taşımaktadır.

**********
2-
İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesi ile ilgili olarak yayınladığı kural ve emirler bölge esnafını ve seyyar satıcıları olumsuz yönde etkilerken, İstiklal Caddesi’ndeki sosyal ve kültürel etkinlikleri de olumsuz yönde etkileyecektir.

Buna göre İstiklal Caddesi üzerindeki işletmeler caddeye masa, sandalye, pano koyamayacak, satış tezgâhı kurulamayacak, seyyar satış yapılamayacak, sosyal, kültürel ve ticari etkinlikler düzenlenemeyecek, toplu ve bireysel olarak sokak müzisyenliği ve performans gösterileri yapılamayacaktır.

Bu yasaklar esnafın ve seyyar satıcıların tepkisini çektiği gibi bu caddede sosyal ve kültürel etkinliklerde bulunan kuruluşların, aydınların ve sokak müzisyenliği yapan müzisyen ve öğrencilerin de tepkisine neden oldu.

AKP-Saray İktidarı iki hafta önce Taksim’deki bombalı terör saldırısını bahane olarak kullanarak İstiklal Caddesi ve Taksim çevresinin sosyal ve kültürel faaliyetler için kullanılmasını geniş ölçüde önlemiş oldu.

Bu yolla İstanbul’un merkezi konumunda olan bu bölgeyi daha kolay denetleme olanağına kavuşurken, sosyal ve kültürel faaliyetleri de kendi denetimi altındaki kapalı mekanlarda kendisine daha fazla rant geliri sağlayacak ve yönlendirecek bir biçimde kullanabilecektir.

Bunun yanında bölgede satış yaparak para kazanan seyyar satıcıların da faaliyetleri ve geçim olanakları geniş ölçüde engellenmiş oldu.

Bu karar ve uygulamalar, İstiklal Caddesi ve Taksim’in kültürel olarak bir cazibe merkezi ve AKP-Saray İktidarının temsil ettiği gerici kültüre alternatif bir kültürün üretildiği bir yer olma özelliğini geniş ölçüde yitirmesinin yanında bölgeye gelen turistlerin de azalmasına neden olacaktır.

Bunun dışında caddedeki saksıların ve bankların da kaldırılması yoluna gidilmektedir.

Bu durum İstiklal Caddesi’nde yayaların dinlenip nefes almalarını da olumsuz yönde etkileyecektir.

Teröre karşı önlem diye yapılan bu uygulamalar terörü önleyemeyecektir.

Çünkü terörün asıl nedeni, AKP-Saray İktidarının ve Türkiye Sermayesinin Suriye’de ve Ortadoğu’da izlediği ve yayılmacı ve sömürücü politikalarla Ortadoğu ve Suriye’deki terör örgütlerinin Türkiye’ye yönelmeleridir.

Bunun dışında AKP-Saray İktidarı, seçimleri iktidarda kalmak ve iktidarını sürdürmek için terörü ve terör olaylarını bilinçli olarak kullanıp yönlendirmektedir.

**********
3-
AKP İktidarının bütçe çalışmaları devam ediyor.

Buna göre bütçede en yüksek ödeneklerden biri Diyanet İşleri Başkanlığı’na ayrıldı.

Diyanet İşleri Başkanlığı için 2023 yılında teklif edilen ödenek tutarı % 56,6’lık bir artışla 35 milyar 910 milyon 653 bin lira oldu. 2022 yılında Diyanet’ den bütçeye ayrılan pay 22 milyar 926 milyon 786 bin lira olmuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bütçeden ayrılan payın sürekli arttırılmasına ve bu payın çok yüksek miktarlara ulaşmasına rağmen eğitime ve sağlığa bütçeden ayrılan paylar diyanetin çok gerisinde kalmaktadır.

Bu da AKP-Saray İktidarının dinci, gerici bir anlayışla tüm devleti ve toplumu dinsel ideolojiye göre yönlendirmek ve yönetmek istemesinin, genç kuşakları dinsel ideolojini etkisiyle yetiştirmek istemesinin bir sonucudur.

Böylece sömürücü, baskıcı politikaların, yoksul ve emekçi kitlelerin aleyhine olan neo-liberal ekonomi politikalarının da daha kolay yaşama geçirileceği düşünülmektedir.

Ancak bu uygulamalar, Türkiye’de eğitim ve sağlık hizmetlerine yeterince pay ayırılmadığı için bu hizmetlerin niteliğinde yeterli bir artışın olmamasına, nitelikli bir eğitim ve sağlık hizmetinden de yoksul, emekçi ve ücretiyle geçinenlerin çok daha az yararlanabilmelerine neden olmaktadır.

Bunun yanında yapılan bütçe daha çok yerli ve yabancı sermayeye ve tekellere kaynak ayırmakta, onların çıkarını savunmakta, onları güçlendirmektedir.

**********
4-
Bu hafta 24-Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları yine devletin resmi kurumları eliyle iktidarın propagandasına dönüştürülürken öğretmenlerin bir sorunu da görmezlikten gelindi.

Önceki iktidarlar döneminde başlayıp, AKP-Saray İktidarı döneminde artan öğretmenlerin sorunlarına ciddi bir çözüm getirilmediği gibi, öğretmenler de yapılan uygulamalar ve çıkarılan yasalarla ucuz emek gücü, ucuz bir işgücü olarak kullanılıyorlar.

Birçok öğretmen de özel okul ve dershanelerin patronlarına hizmet etmek için sözleşmeli olarak çalıştırılıyor.

Nitekim bu amaçlarla çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenlerin acil ekonomik sorunlarına çözüm üretilmediği gibi, eşit işe eşit ücret ilkesi ortadan kaldırılmış, özlük hakları zayıflatılmış, öğretmenler arası ayrımcılık ve eşitsizlik derinleştirilmiştir.

Öğretmenler ise kendilerini yoksulluğa, eşitsizliğe mahkûm edip, sermayenin ve iktidarın kölesine dönüştürmeye çalışan bu kanuna karşı itirazlarını sürdürmüşler ve zamanla direnişe de geçmeye başlamışlardır.

Nitekim Kasım ayının başında öğretmenler, kendi hakları için bir günlüğüne iş bırakmışlardır.

Öğretmenlerin kendi hakları için düzenledikleri eylemler de hükümete bağlı kolluk güçleri tarafından engellenmeye çalışılmış ve öğretmenler kimi zaman polis şiddetine de maruz kalmışlardır.

Kuşkusuz ki öğretmenlerin sorunlarının çözüm yoluna girmesi, öğretmenlerin işçi sınıfının bilinçli bir üyesi olarak kendi halk ve mücadeleleri doğrultusunda toplumcu mücadeleye katılarak ve onun bir parçası olarak bu mücadeleyi büyütmeleri yoluyla olacaktır.

Bunun için de ülkede toplumcu-sosyalist muhalefetin hızla örgütlenip güçlenmesi ve eğitim emekçisi olan öğretmenler arasında da yaygınlaşması gerekmektedir.

Devrimci-sosyalist parti ve örgütlerin de öğretmenlerin toplumsal mücadelesine yardım edip katkı sunması ve onların kendi hakları için verdikleri mücadelenin güçlenmesine gereken özeni göstermeleri gerekmektedir.

Bir eğitim emekçisi olan öğretmenlerin örgütlenmesi, toplumcu muhalefetin güçlenmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır.

**********
5-
AKP-Saray İktidarının İstanbul-Beyoğlu’nda Taksim Meydanı yakınında gerçekleşen bombalı terör saldırısına dayanarak Suriye’nin ve Irak’ın kuzey bölgelerinde YPG-PYD ve PKK’ya karşı başlattığı Pençe-Kılıç adındaki hava operasyonu, aslında daha çok içeride kamuoyuna ve seçime dönük bir operasyondur.

Bu operasyonla asıl amaçlanan şey büyük başarılar kazanıldığını söyleyerek AKP’den uzaklaşan oyların yeniden AKP’ye dönmesini sağlayarak 2023 seçimlerinde bunu başarıyla kullanmaktır.

Ayrıca söz konusu operasyonun iktidar tarafından kamuoyunun dikkatini Kuzey Suriye ve Irak’ a çekip onu meşgul ederek, ekonomik ve siyasi sorunları, demokratik hakların ve özgürlüklerin kısıtlanıp, kullandırılmamasını, yolsuzlukları ve hukuk ihlallerini gizlemek ve örtmek için de kullanılacağı bir gerçektir.

Terör ve operasyon gerekçe gösterilerek yürüyüşlerin, demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasının engellenmesi kolaylaşacak, terör ve operasyon üzerinden HDP dışındaki düzen içi muhalefetin baskı altına alınıp, yönlendirilmesi, düzen dışı toplumsal muhalefetin ise sesinin kısılması sağlanmaya çalışılacaktır.

Operasyondan önceden bahsedilmesi ve bunun kamuoyuna açıklanıp sonradan operasyona başlanması bunu ortaya koymaktadır.

Bu operasyonun bir diğer amacı da iktidarın etkisi altındaki sermaye güçlerinin ve Türkiye Sermayesinin Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’taki etki ve gücünü arttırmak, bunun için de bölgesel güçlerle, ABD, batılı güçler ve Rusya’yla pazarlık yapmaktır.

Bu yolla yandaş sermaye başta olmak üzere sermayeye yeni kazançlar sağlanmaya çalışılacaktır.

AKP-Saray İktidarının başlattığı bu hava operasyonunun önceden haber verilmesi ve ABD’nin operasyonun başlayacağı yönündeki uyarıları PYD-YPG Güçlerinin çoğunun daha güvenli yerlere gitmelerine, PKK’nın da PYD-YPG Güçlerinden alacağı istihbarat bilgileri sayesinde kayıplarını azaltacağını ortaya koyuyor.

Ancak hava bombardımanı sonucu bombalanan yerlerdeki sivillerin militanlar gibi kendilerini koruma imkânından yoksun olması bu operasyonda verecekleri kayıpların artmasına neden olabilir.

Bu da Türkiye’yi uluslararası kamuoyu karşısında zor duruma düşüreceği gibi ABD’nin ve diğer emperyalist güçlerin Türkiye’ye karşı kullanabilecekleri kozlara sahip olmaları sonucunu da doğurabilir.

AKP-Saray İktidarının başlattığı bu hava operasyonu, önceden ABD ve Rusya’nın örtülü onayı alınmadan yapılamazdı. ABD, bu operasyonla Türkiye’yi elde tutabilmek için bu operasyona tamamen karşı çıkmamıştır.

Çünkü Türkiye’de ABD’nin müttefiki bir ülke olup, Türkiye’de de Amerikan Üsleri vardır. Ancak operasyon ilerledikçe ABD Yönetiminin itirazları ve operasyona karşı olan söylemi artmıştır.

Çünkü PYD-YPG Güçleri doğrudan ABD’nin etkisi altında bulunan güçler olarak Amerikan Emperyalizminin bölgedeki vurucu güçlerinden birine dönüşmüşlerdir.

Bunların etki alanının daralması ve fazla zayıflamaları ABD’nin bölgedeki emperyalist çıkarlarına aykırı düşmektedir.

Bunun yanında Rusya’nın da bu operasyona sıcak bakmadığı yaptığı açıklamalardan belli olmaktadır.

Ancak operasyon, ABD’nin bölgedeki vurucu gücü haline gelmiş olan PYD-YPG Güçlerini zayıflatacağı ve bu güçlerin ABD’ye olan güvenlerinin azalması sonucu Rusya’ya yönelmelerine yol açabileceğini düşündüğü için bu konudaki tutumu ABD’ye göre daha yumuşak olmaktadır.

Ancak gerek ABD’nin; gerekse Rusya’nın giderek artan uyarıları bu hava operasyonunun bir sınırı olduğunu ve o sınırı geçmenin mümkün olmadığını ortaya koymaktadır.

Bunun dışında yakında gerçekleştirilmesi düşünülen bir kara operasyonunun da eğer gerçekleştirilecekse sınırlı kalacak bir operasyon olması muhtemeldir.

Ancak bu operasyon ülke içinde daha çok bir seçim ve iç politika malzemesi olarak kullanılacak ve 2023 seçimlerine de AKP İktidarının politik araçları olan terör ve operasyonların gölgesi altında girecektir.

Facebook'a git beğen-yorum-paylaş


10 Şubat1953 - 21 Temmuz 2021

DİSK BASIN-İŞ ESKİ GENEL SAYMANI / TSİP MYK ÜYESİ SERMİN ÖNER (ŞAHİN)

ÖLDÜ...

AMA, YENİLMEDİ...

ÇÜNKÜ,

"TESLİM OLMAYANLAR YENİLMEZ"

Nâzım Hikmet:

Ölenler
Dövüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

Akın var
güneşe akın!

Güneşi zapt edeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!

Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!

Haykırdı en önde giden,
emreden!

Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!

Emret ki ölelim
emret!

Güneşi içiyoruz sesinde!

Coşuyoruz,
coşuyor!..

Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

Akın var
güneşe akın!

Güneşi zapt edeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!

YOLDAŞIMIZ, MYK ÜYEMİZ SERMİN ÖNER'İ SEVİYLE VE SAYGIYLA ANIYORUZ.


TSİP PROGRAMINDAN:

KADINA ŞİDDET'E HAYIR

b) Dayak ve her türlü yıldırma yöntemleri en ağır biçimde cezalandırılacak, insanlık onurunu ayaklar altına alan, kadının kendi bedenini herhangi maddi çıkar karşılığı satması kesin olarak önlenecek, fuhşun tuzağından kurtulan kadınların onurlu bir yaşama kavuşması için iş sağlanacak, fuhşun ve kadını aşağılayan diğer baskıların nesnel koşulları ortadan kaldırılacaktır.




TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN

"SOSYALİST ÖĞRETİ YENİDEN"

BAŞLIKLI YAZILARININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ


Av. İdris Köylü

AV. İDRİS KÖYLÜ YOLDAŞIN WEB SİTESİ

AV. İDRİS KÖYLÜ YOLDAŞIN SİYASAL YAZILARI

AV. İDRİS KÖYLÜ YOLDAŞIN SANATSAL YAZILARI

İdris Köylü arkadaşa soru-görüş ve önerilerinizle ilgili mail gönderebilirsiniz


Turgut KOÇAK:

VELİ GÜRCAN

Veli Gürcan yoldaşımız Isparta Lisesi’nde öğrenciyken komünist olduğu gerekçesiyle disiplin kuruluna verilmiş daha sonra da okuldan uzaklaştırılmıştır. Lise son sınıfı bu yüzden Afyon’da okumak zorunda kalmış, liseyi bitirdikten sonra ise İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümüne girmiştir. Burada TİP üyesi olan Gürcan daha sonra kurulan TİP’in gençlik örgütü Sosyalist Gençlik Örgütü’ün (SGÖ) yöneticisi olmuştur.

12 Mart faşizmi ile birlikte kapatılan TİP’ten sonra ise daha sonra TSİP’i kuracak olan bir grup arkadaşla birlikte olmuştur.

İyi bir sokak tiyatrocusu olan Gürcan Kavel direnişine de katılarak direnişçiler için moral kaynağı olmuştur. 12 Mart faşizminin yüzünden son sınıfta öğrenimini bırakmak zorunda kalan Gürcan, parti çalışmaları yüzünden okula devam edip okulunu bitirememiştir. 12 Eylül sonrasında da çalışmaların içinde yer alan arkadaşımız Filistin’de de bulunmuş daha sonra Avrupa’ya gitmiş ve kendi isteği ile yeniden Türkiye’ye dönmüştür. Parti çalışmaları yüzünden 1985 Temmuzunda tutuklanmış ve bir süre içerde kaldıktan sonra serbest bırakılmıştır. Parti içinde başlayan tartışmalarda yer almış ve görüşlerini dile getirmiştir.

Son toplantıdan birlikte ayrılırken diğer arkadaşlara ben; “bu parti kendi adıyla yeniden kurulacak, ilke, kitle, Gerçek, Sosyalist ve Gerçek yeniden çıkarılacak” dedim. Gürcan’la sözleştik ve ölünceye kadar kendisiyle sözleşmemizi bozmadık. Bugüne kadar ne onun ne de bizim birbirimizle ilgili sarfettiğimiz tek kötü söze kimse tanık olmuş değildir. Kendisi partimizin yeniden açılış genel kurulunda delegemizdi ve genel kurulumuzda kendisine yakışır bir konuşma yaparak bize güç ve destek verdi. Onu, insan olan Veli Gürcan’ı unutmayacağız.

Değerli yoldaşlarım insan kimileri ile öylesine güzel şeyler paylaşır ki, bunlar ölünceye kadar unutulamaz. Benim gerçekte Veli Gürcan’la paylaştıklarım da böylesine unutulmayacak güzelliklerdi ve bunları, bu güzellikleri korumayı vefa borcunun çok ötesinde şeyler olarak algılıyor ve sahip çıkıyorum.

Kendisini en son görüşüm Senirkent’te yaşadığı bağ evinde oldu. Yaşadığı sıkıntıyı oradan hemen uzaklaştırılması gerektiğini biliyorduk. Çıkıp iki partili bayan arkadaşla birlikte yanına gittik. İki gün orada kaldıktan sora üçüncü gün aramızda sözleşerek ayrıldık. Biz oradayken Afer Kara ve çocukları da geldiler. Onlarda Veli arkadaşı çok severlerdi, şimdi düşünüyorum da keşke onlar gelmemiş olsalardı diyorum. Çünkü kendisiyle sözleşmiş işlerini düzene koyar koymaz partiyi tüm Türkiye’de örgütlemek üzere sözleşmiştik. Onlar Veli Gürcan’ı ikna edip tatile götürdüler. Oysa biz kısa bir süre sonra bir araya gelecek ve birlikte parti tarihini yazacaktık. Oysa Veli oradan İzmir’e geçmiş bizden bir süre daha zaman istemişti. Ne yazık ki zamanı uzun sürdü ve bir daha geri dönemedi. Veli Gürcan hastalanmıştı.

Oysa kendisiyle sözleştiğimiz üzere Ankara’da ev bile hazırlamaya başlamıştık. Çünkü kendisi artık kimsenin evinde kalamayacağını söylemişti bize. O görüşmeden bende kalan unutamadığım şey abisinin eşinin bize söylediğidir. Abisinin eşi bize ne edin edin Veli ağabeyimi buradan götürün demişti. Çünkü; Veli ağabeyim bağ evinde yalnız diye düşündüğüm için bir kadına düğürlük ettim o kadın da, “o aklını yemiş adama mı kaldım’ diye beni geri çevirdi demişti…

Kendisiyle son görüşmemse bir telefon konuşmamız oldu. Cezamızın kesinleştiği için aranır durumdaydık. O ise İzmir Göğüs Hastanesi’nde neredeyse son günlerini yaşıyordu. Bana kendi durumunu önemsemeden “Yahu ağam nedir bu devletin senden istediği” demişti. Sonra öldü cenazesine bile gidemedim. Birkaç gün sonrada Ankara’da düzenlenen bir operasyonla tutuklandım.

O öldükten sonra kendisine TSİP’li ya da değil pek çok çevre sahip çıktı. Ve hatta mezarını bile yaptırdılar. Gerçekte bu insanoğlunu anlamak çok zor. O sağken kimsenin içtenlikle sahip çıkmadığı Veli Gürcan her nedense birden sahiplenilencek insan olarak görüldü ve herkes orada görünmek için yarıştı. Şimdi kızı Aslı’nın mezarı başında söylediği “Babamın ne çok dostları varmış” sözü nasıl da hüzünlendirici değil mi?

Ve zaten bu işte her zaman için bir gariplik olmuş, benim de aklıma hep takılmıştır nedense. Tanıdığım bir çok komünist kimseyi sağken her nedense arayan soran olmamıştır ama öldükten sonra kimi zaman salonlarda, kimi zaman mezarı başında birileri anar olmuştur. Burada kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur betimlemesi biraz yerine oturan bir benzetme değil ama her nedense bütün anmalar bu alışkanlıklar içinde yapılıyor. Beni de asıl kızdıran şey budur. Ama biz TSİP’liler olarak söz veriyoruz Veli Gürcan yoldaşımızı kendi emekleri ile anacak ve kendisin asla unutturmayacağız.

Parti olarak Veli Gürcan’ın adını yaşatmak için onun adına sayısız çalışmalar yapacak olan eylemlilikler yürüteceğiz. Bu konuda ilk işimiz Veli Gürcan’ın adını verdiğimiz PARTİ OKULU olacaktır. Onun adına bilimsel araştırmalar düzenleyecek yazın alanında etkinlikler düzenleyeceğiz.

Bu partide Veli Gürcan’ı herkesten çok daha iyi tanıyan biri olarak onu gerçek insanlığı ile döne döne anarak hakkında düşündüklerimi bitirmek isterim.

Kimi insanlar vardır ki, devrimcidir. Ama sadece devrimcidir. Onların devrimcilikleri de soğuk demir gibidir insanı asla ısıtmaz. İnsanı asla ta can evinden sarıp sarmalamaz. Onlara bir türlü ısınamazsınız, söyleyeceklerinizi bile söylemekten çekinir ve hatta başka dünyaların insanları olduğunuzu bile düşünürsünüz. Bu gibiler çoğu zaman bu durumlarına sayısız neden ileri sürebilirler. Çoğu zaman da bu davranışlarını disiplin adı altında sürdürürler. Oysa gerçeklerin öyle olmadığını küçücük bir sınama denemede bile yakalar ve hayal kırıklığına uğrarsınız.

Şimdi gelelim Veli Gürcan’a; bu arkadaşımız ne adına olursa olsun o sıcak, o kucaklayan insan yanını bir kez bile olsun es geçmiş biri değildir. Kendisine en ağır sözler söyleyen kimseleri bile hoş görmekle kalmamış onları Veli Gürcan sıcaklığı ile sarıp sarmalamıştır. Veli Gürcan sıcaklığı dedimse kimse bu da nasıl bir şeydir deyip geçmemelidir. Gerçekten de onu tanıyanlar benim bu tanımlamama hak vereceklerdir. Bu nedenle bizim partimizde yoldaşlar arasında sıcaklığın adı da Veli Gürcan sıcaklığıdır. Bu sıcaklığı ve insan davranışını her yoldaşımıza karşı sonuna kadar korumak Veli Gürcan arkadaşımıza bizim borcumuzdur diye düşünüyor, attığımız her adımı buna göre atıyoruz.

Şimdi o yok. Ama onunla birlikte biriktirdiğimiz bütün değerler bizim için yeri doldurulamaz önemde birer hazinedir.

Gürcan’ın babasını da iyi tanıyan biri olarak Veli Gürcan’daki güzelliklerin kaynağını çok iyi biliyorum.

Her ikisini de bu nedenle bir kez daha yürekten anmayı bir görev sayıyorum.

Behice Boran:

'Sosyalist Doğulmaz, Yaşanır'

İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı’ndaki duruşmada hakim karşısına çıkarıldı.


DİNLENE DİNLENE...

Hakim sordu: Çıktınız mı?

-Çıktık.

-Ne yapacaktınız?

-Taksim’e doğru yürüyecektik.

-Peki neden çıktığınız?

-1 Mayıs emeğin bayramı, mücadele günüdür. Biz de o sınıfın partisiyiz, çıktık.

-Nereden çıktınız?

-Merter’den çıktık.

-Nereye gidecektiniz?

-Taksim’e.

-Merter neresi Taksim neresi, uzun yol; siz yaşlısınız nasıl gideceksiniz?

-Dinlene dinlene…”

YAZININ TAMAMI


SAYFA BAŞI